14 Nisan 2015 Salı

Labirent : Ölüm Emri - James Dashner / Yorum


Ani bir patlamayla sonun geldiğini sandılar. İsyan kurulmadan, Kayran inşa edilmeden ve Thomas, Labirent'e girmeden önce bir güneş patlaması dünyayı vurmuş, insan nüfusunun çoğunu öldürmüştür. Ancak en kötü günler henüz yaşanmadı. Mark ve Trina o yıkımdan sağ çıkmayı başarmıştır. Ama şimdi bir virüs hızla yayılmaktadır; insanları cinnete ve cinayete sürükleyen bir virüs. 
Tedavi yok. Kaçış yok. İki genç, hayatta kalmayı başarabilirlerse insanlığın geri kalanını kurtarmanın bir yolunu bulabileceklerine de ikna olurlar. Çünkü bu yeni, yıkılmış dünyada her yaşamın bir bedeli vardır. Ve bazıları için ölünüz, dirinizden daha değerlidir. Son aslında sadece bir başlangıçtır. 


Sayfa Sayısı: 400

Baskı Yılı: 2015
Yayınevi: Pegasus

Orijinal Adı: The Kill Order
Seri Adı: The Maze Runner
Seri Sırası: 0.5 / 3
Goodreads Puanı: 3.72 / 5



______________________________________________________________________

Selaaam,nasılsınız?Açıkçası ben bu aralar iyiyim.Bahar geldi gibi (gerçi geldi gelecek derken gözümüz yollarda kaldı ama neyse :D ),sınavlarım bitti ve kitap okuyabiliyorum artık.E haliyle bloga yorum da girebiliyorum.İyi olmayayım da nasıl olayım? Ayrıca istediğim kitaplar biir bir çıkıyor (bkz. Şampiyon,Kızıl Yükseliş,Ayrılık,Eksik Parça),benden mutlusu yok sanırım :D

Öhö,öhömm.Kitaba dönelim.Labirent serisine müthiiş derecede hayran olduğumu blogumu az çok takip ediyorsanız biliyorsunuzdur.Son İsyan'ın yorumunda ''Umarım Pegasus The Kill Order'ı da çıkartır.'' demiştim ve çıkarttılaaar!!Sınav haftam biter bitmez de kitabı resmen yedim diyebilirim :D Neyse pek uzatmadan konusuna geçeyim ben :P

Kitap eğer eski karakterleri anlatıyor sanıyorsanız sakın böyle bir yanılgıya düşmeyin,çoğu arkadaşım Labirent serisinin asıl karakterlerinin olduğunu sanıyormuş kitapta fakat bu kitap Labirent'ten 13 yıl öncesinde geçiyor.E haliyle yeni karakterler var.Eski kitaptan da birkaç karakter var ama kim olduklarını söylemeyeceğim tabii ki :D

(not: Eski karakterleri anlatan kısa da olsa üç bölüm var,haberiniz olsun :D )

Kitapta,güneş patlamalarının üstünden sadece bir yıl geçmiş.O patlamalar ve patlamaların doğurduğu olaylardan sağ çıkan insanlar ise küçük yerleşim yerleri kurmuşlar.Bu insanlardan biri de Mark,yani baş karakterimiz.Mark,patlamaların olduğu gün gizliden gizliye aşık olduğu Trina ile birlikteymiş ve onunla kaçmışlar.Mark'ın bulunduğu kampta Alec,Lana,Darnell,Misty ve Toad adında arkadaşları da var.Kısacası geri kalan insanlar özlerine dönüp,sosyal bir şekilde yaşamlarını devam ettirmeye çalışıyorlar.Her şey zaten yeterince zorken bir gün bir Kayaç,Mark'ın kampına saldırıyor ve rastgele insanları öldürmeye başlıyor.Bu saldırıdan sağ kurtulanlar ise Kayaç'ın nereden geldiğini ve amacını araştırmaya başlıyor.

Her ne kadar ben kitapta İSYAN'ın kuruluşunu ya da işleyişini göreceğimizi sansam da,kitap genel olarak Işıl'ın nasıl başladığı ve yayıldığı üzerinde duruyor.

Kitabın akıcılığı hakkında yorum yapmaya gerek bile duymuyorum çünkü her zamanki James Dashner işte bu.Akıcı olmayan bir kitap yazamaz ki :D Okurken zamanın nasıl geçtiğini,her zamanki gibi, anlamadım bile.Son sayfalara nasıl geldiğimi bile anlamadım ya,bayılıyorum sana James :D Ayrıca Dashner'ın kitaplarında her zaman film izliyormuş gibi hissediyorum,detayları anlatma ve betimleme gücü bence çok iyi.

Labirent serisini okuyan bilir,sürekli bir aksiyon ve hareket söz konusudur.Ölüm Emri de aksiyon bakımından diğer üç kitaptan hiç eksik kalmıyor.Açıkçası ben okurken yine oldukça fazla heyecanlandım ve neler olacağını merak ettim.


Karakterler konusunda pek bir şey diyemeyeceğim.Tek kitap karakterleri tanımak için çok yeterli değil bence.Mark başlarda biraz korkak olsa da gitgide korkusunu yenmeye başlıyor.Bunun en büyük sebebi ise Alec tabii ki.Alec korkusuz ve disiplinli bir asker.Her ne kadar dışarıdan katı görünse de aslında şefkat dolu bir kalbi var.Trina ise başından beri korkusuz ve gözüpek.Her zaman cesurca ve sakin hareketleriyle Mark'ın kontrolünü sağlamasını kolaylaştırıyor.


Kitapta en sevdiğim karakter Mark oldu.Bence korkusunu yenme aşamaları çok gerçekçi şekilde anlatılmıştı.Kimse bir anda korkularını yenip,cesur yüreğe dönüşemez.Mark da kademe kademe bu korkularını aştı ve bana bu çok gerçekçi geldi.Ayrıca arkadaşlarını korumak için yaptıkları da oldukça takdir edilesiydi.



James Dashner'ın kitaplarında geçerli olan bir şey var;karakterler bir anda ölür.Kimlerin öldüğünü söylemeyeceğim tabii ki fakat bu kitapta pek şaşırmadım ben ölümlere.Çünkü Son İsyan'dan idmanlıydım diyebilirim :D Bence gerçekten çok gereksiz yere kişiler ölüyor ve ölümleri üzerinde pek durulmuyor.Kitapta beni rahatsız eden bir nokta oldu bu.



Son İsyan bittiğinde bile hala aklımızda sorular vardı.Maalesef ki bu kitapta da aklımdaki soruların hepsi cevaplanmadı.Bu serinin eksik kalmasına neden oluyor bence.Beni rahatsız eden ikinci ve son nokta da bu oldu.

Labirent serisini okuyanların kafalarındaki sorulara cevap bulmak için ve James Dashner'ın muhteşem kaleminin zevkini tekrar tatmak için okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.Belki tam olarak aradığınızı bulamayacaksınız ama eminim ki o dünyaya farklı karakterlerle dönmek hoş bir deneyim olacak :D 


11 yorum:

  1. kitapta thomas'ın geçmişiyle ilgili bir şeyler var mı ? Çünkü son isyan da bu geçmiş hakkında çok az şey öğrenmiştik .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genel olarak geçmişi hakkında bilgi edindiğimizi söyleyebilirim ancak yine akılda sorular kalmıyor değil :)

      Sil
    2. Teressa nın geçmişi var ancak thomasın sadece nerden geldiği var

      Sil
  2. Kitabı aldım, bugün Son İsyan'ı bitiridim, gerçekten çok soru cevapları ile bitti. En çokta Brenda'nın kitabın sonunda neden öyle şeyler yaptığı ilgimi çekti, bence birşeyler biliyor. Yarın Ölüm Emri'ne başlayacağım. Ve bence Dashner Fever Code'de gelecek sene çıkacak bu kitap- sorularımızı cevaplar diye umuyorum. Ama seri harika bir seri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umut edelim ki öyle olsun,yoksa cidden sonu hiç tatminkar değil :D

      Sil
  3. Mark ve Trina , Thomas ve Teresa mı oluyor yoksa ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır dördü de tamamen farklı karakterler :)

      Sil
  4. Bu yıl okuduğum ve hayran kaldığım seri hatta bunu okuduktan sonra birçok kitapta bunda olan zevki arıyorum . Ama ne yazık ki yarısından fazlasında bulamadım . İlk kitabını ne yazık ki okuyamadım filmini izlemiştim daha sonra kitabını aldığımda filmle arasında farklar olduğunu gördüm ve bu biraz canımı sıktı ama 2.kitap yüzünden yerimde duramadım ayakta evde tur ata ata okumuştum :D . 3.kitap 2ye göre biraz daha düşüktü ve 3te baya ağladım :/ Ve özellikle sonu beni deli etti . :D . Ölüm emrini alıcam ama bundada cevapların pek olduğunu sanmıyorum . Bence asıl cevplar Fever code da olucak onu büyük bir merakla bekliyorum . Bu arada bunu üşenmeyip okuduysan teşekkürler :D ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üçüncü kitapta ben de çok ağladım ve çok sinirlendim.Bence olayların öyle olması gerekmezdi yani James bence vurucu bir son yapayım derken abartmış. Ölüm Emri'ni bitirdiğimde aklımda hala sorular vardı,umarım Fever Code'da öğreniriz bunları. Ben teşekkür ederim üşenmeyip yorum bıraktığın için :D ^^

      Sil
  5. Deedee(Teressa) yı pek sevmemiştim.Aslına bakarsan Ölüm Emrindeki karakterler Özellikle Alec Mark Lana çok hoşdu.Giderek Deedee ve Trina yı da sevmeye başlamıştım.Ciddi anlamda kafamızdaki sorulara yenilerini ekledi cevaplamadı.Ama ölüm konusunda Ölüm Emri de ağlattı beni. (Not: Erkekler de ağlar)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karakterleri ben de sevmiştim ama serinin diğer karakterlerinin yeri ayrı benim için :D Ben ağlamadım ancak cidden çok hüzünlendim,James Dashner her kitabın sonunda bizi harap etmek zorunda mı ya :(

      Sil